ÇİNGENE

Şubat 17th, 2013

takim yapraklarrında
bir gün kopmuş
uyan mayıs ayı
uyan
hiç farkında değil
bu nehir
asık suratlı
hemde bulutlu hava

olmayan güneşte batmak
üzereyken
sahte yüzlü insanların
arasında

zincirlenmiş kederlerimi
kıracağım inadına
bu gün lunaparkta

bir an yıldız olup
görkemli gemilerin
direklerini aralayıp

gözkırpacağım yaşma
merhaba derken hayata

patlamış mısır gibi
kavruldukça
sığmayacağım asla kabıma
tuz ekmeyin ne olur
kanayan
yaralarıma
bir gün olsun,
çocuk kalayım
bu gün lunaparkta

elmaşekeri kadar tatlımsı
parlak ve sıcak
bir çoçuğun
gözlerindeki
ışıkları alacağım koynuma
sevgiler saçacağım
adım, adım
dört bir yana

ve sonra
sevgilisin yanağındaki,
pamukşekerlerini
silen
delikanlının

dudaklarındaki alevi alıp
onsekizinde bir
kızın
heyecanını takıp
gönlüme
yakacağım derken evreni

bir
çocuk ağlıyordu
güneşten çalmış olmalı
hem sarınsı, hem kırmızımsı

saçları
kirlenmemiş denize götürdü,
gözlleri

yavaşça
kokunduğumda
parmağıma aktı
masumiyeti
tebessümle gülücükler,

yayılırken yüzünde
atlıkarıncaya bindirip
uçuru verdi beni

mutluluk ülkesine

ne yazık’ki fazla uzun sürmedi
pembe rüyaların
içinde
soguk rüzgar estirerek
sokuldu yanıma bir çingene
o çocuğun
gönlünü,yaparsın
ya senin gönlünü, kim yakacak,
diyerek başladı söze

soluk almadan,
devam ediyordu
boşuna başlama
biteceği yere

yalnızlığın
kaderin olduğunu bil
tek sorunun anlaşılmak
seni
anlamak kolay değil
çileli kadın

irkilmiştim o anda
içimdeki
depremi demek
herkes görüyor
falcı kadın bile

yoksa ben,

korku tünelindemiyim
yaşam bir hayal kurgusumu
gerçekler nerede

atlıkarıcadan inip
başladım yaya koşmaya
dönme dolap misali

başım dönüyor
çingenenin
esrarlı dudaklarındaki
sırrın peşine

demir atayım derken
farkında değilim
içimdeki çocuğu
düşürmüşüm
nehire

ren akıp gider
gemilerin görkeminde
içimdeki çocuğu

getirir belki seneye

Hatice Şimşek

Comments are closed.