KARDELEN

Şubat 11th, 2013

Sarp kayaların ardından

yalnızlığın koynundan

kopardım onu acemi, hemde çaylak

Kardeleni

Göğsümde bir demet güldü

müşrik, nazik koruyucu
sanki arkamda dağlar dayalı

O… yüreğimin kaptanı

Birazcık soğuktu çok’ta az konuşurdu

buzlar yemiş gibi ayazda

sokulurdum koynuna

Kardelenin

Aykuşları

yağmurmu yağdı

hüzünlerimin üstüne

bu ne sakin bir gece

Zor’da olsa dikenlerine göğüs germek

görmüyor’duki gözlerim

saçlarıma papatyalar takarken

yumuşak, tatlı gülerek

dudakları yanar, volkan olmuş

ben savrulurum, lav gibi

kar yemiş dağı ezerdi

oramantik 3 bir Kardelendi

Hatice Şimşek

RÜYALARDA ÖZLEM

Şubat 11th, 2013

peribacasi

Sağanak bir yağmur
yağaryordu
bulanık sular akarken
çeşmenin önündeki
taşlı yolda
Dut ağaçları sıralı
akasyalar, açmış
ayrılık şarkısında, rüzgar
eser gamlı gamlı

Kavak ağaçlarının gölgesini
nergizler sararken
güneş bütün heybetiyle
dikildi karşıma
umursamadım onu
yürüdüm dere boyunca

Nar çiçekleri koklayamam
temmuz ayında
bozkırdır, ne deyim
bizim yayla

Sam vurmuş,sararmış
başak gördüm
kızgın toprakta
Meşeler yan yatar,
dikenler göysüme batar
taşlı armuda uzandığımda.

Mestetti beni
kekik yayılan ova
Suya hasret, dağ lalesi
boynu bükük,
güneşin altında.
Bende yanmışım,
farkına varmasamda.

Bir ev gördüm
duvarı yıkık
adamı gördüm
bağrı yanık,
kırışıkları katmerlenmiş
kavruk tenli
üzüm kütügüne
dönmüş bedeni
öldeseydi ölürdüm
o anda belki.

Tuzlu ayran uzattı
işte o
Mehmet emmi
mendilinin ucu yırtık
terini siliyor.
Sultan nine tokumuş
heybesi sırtında
karnı aç,
gönlü tok
kısmetini taşıyor.

Uyuyup kalmışım
sabahın altısında
savruldu rüyam, dörtbir yana
Patranun dili balta
o beni doğrar bugün,
parça,parça.

Hatice Şimşek

BİR DOST

Şubat 11th, 2013

20121215_151748
İşten çıktığımda
yolumun, üzerinde
ren nehri akardı

Sakladığım hüzünlerimi
zavallı bir biçimde,
bırakırdım
onun
yoğun kollarına.

Dost olmuştuk,
adeta çağlayanla.
Yaz
akşamlarında
dondurma yemek için
oturduğum kahve,
kışın, kapalı
olur.

şalımın içine sarılır,
üşüyen ellerimi,
göğsüme bağlar,

iskeleden sarkan,
buzları izlerdim.
Uzaktan, büyükçe bir,
yük
gemisi
göründüğünde
isteksiz,isteksiz
dalğalar oluşur,

kirlenmiş bu şehrin
sularını,
tıpkı bir şamar gibi
yüzüme
çarparken.
Dalardım birazcık derinlere
sığdıramazdım acılarımı,
asla
bu nehre.
Ya mutluluklarım,
küçücük bir adacık,
kaldı yanında.

El ele tutuşup seninle
iğde çiçeği, kokulu
sevgilimi aradık.

Terkedip gittiğinde,
ayrılık akşamlarını
senle paylaştım.

Havayi fişek misali
yanıp, yanıp
söndüğümün
tek şahiti
sensin.
Ey…
dost
neden beni
bu kadar istiyorsun
hasretlin
zor
ölümü bile, yalnızca
seninle
düşünürüm.

Hatice Şimşek

BİR ÇARE

Şubat 11th, 2013

Kara bir gelinliğe büründüğünde
yorğun yıllarım

Ufkum’daki penceremden
ışıklar sarkar ayaklarımın ucuna
Matensiz bir
geceyi
sadığımda sırtıma
Kanatsız kuş gibi
çırpınır bir çare
yanağıma
İşte o zaman
gülücük asıyorum
Bu günümün arkasına

Bir çare, bir çare diyorum
Ya gelmesse
gelmeyeceğini bildiğim

Ya güneş doğmazda, karanlığa
gömülürse günüm
Ya gidemezsem

gelemeyeceğim yere
Saklambaç oynuyorum
ben yine düşlerimle

Bir çare, bir çare derken
Gülen bir yüz görüyorum
En son
gülüşünü
çiziyor gönlüme
Acı bir izle, yavaşca
sızıp gidiyor

Sahilde kum tanacikleri
Senin sevgin
bir de benim ömrüm derken

Tabiyat çağırı yapar
bütün çıplaklağıyla
Özlem dolu
gecenin
karanlığına
Tam alevin söndüğünü sadığım da
Ateşden buz’a dönüşürüm

Zamanıder
arzularımı sırtıma sarıp
Kaçıyorum, alabildiğince

sonsuz’adek
Bir çare demeden

Hatice Şimşek

ANNE

Şubat 11th, 2013

 Yaşadımı bileceğim

İlk ağladığımda

Kundakta bebeğim

Bağrına, bas anne.

Sevğisiz kaldım

Kurumuş bir ağacım

Gözlerime bakarak

Saçlarımı, sen okşa anne.

Sen okkşa anne
Düşmüşüm acılardan

Toplanıpta kalkamam.

Düzlük uzakta Yokuş,ne kadar

Dikmiş meğer hayatta

Umutsuzluk dökülmüş

Omuzlarıma

Güneşi arıyorum

Yorgun sabahta

Ağlıyorum sensiz

Burada anne

Sahte yüzlere

Kar yağıyor

Çıplak hayallerim

Yorğun düşlerimin

Yanısıra
Sahteymiş,sahteymiş

Senden başkası bana

Yaşıyorum şimdi

Sen varsınya Yokluğunu bana

DSCN0646Aratma,aratma Anne.

Hatice Şimşek

YAŞAYACAK YANLIZLIĞI

Şubat 11th, 2013

23102012914

Benim bir şarkım olsaydı
İsyanları, dökerdim
hecelerinde

Kalem arkadaşım
kağıt sırdaşım
Benliğimde şimşek
çakar
Gözyaşlarımı, yastık yapar
İçinede biraz sevgi katar
Yaşardım
yalnızlığı böyle

Halı olup serilirdim
acıların önüne
Gazete gibi
okurdum
hepsini bu gece
Güneşte nasıl olsa
batmak üzere

Gökkuşağı koşmasın
boşuna önümde
Leylakları alıp masamdan

eflatuna boyardım
Çalıp sesizce sarısını
yüzümü boyardım
Bu
yüzden solmuş
derdim yüzüm

Ay sevgilim olup
gözkırparken bana,

Nasıl açılırım, okyonusa
acılar bağlamış halatıma
Yelkenim meltemde
dolsa
sis çökmüş gözlerime
Karanlık ve ışıklar
kara bulutlar

Çorak toprak
Söyleyecek bu şarkıyı

Hatice Şimşek

GÖKKUŞAĞINI ÇİZEN ADAM

Şubat 11th, 2013

DSCN0334

Neden böyle, kırmızı begonya
Umutsuz çiçek
açtı içimde
Uzun koridorlarda adınlanan
acıların, sancılarını görüyorum
yüzünde
Mutluluğu, koklamak böylesine zor’mu

Zamansız’mı açmıştık,
baharımı farketmedik
Eflatun papatyalar, beyazın arkasınasaklansada

Sırıtıyordu gözlerinde sahteliği
Dişlerimi sıkıp, haykırdım yanlızlığa

Bitmeliydi, gelmeyeceğini bildiğim sevgili

Bir çocuğun rüyasındayım

Gökkuşağını çizen adamı arıyorum
Kırmızı begonya,eflatun papatya,

Sarı karanfil,mavi gülü uzattı

Nasıl olsa bir hayaldi
Arkasında bıraktığı kırıkları büyüdükçe
Kendisi küçülen aşk

Yarının yaraları,
nasıl olsa kapanmayacak
Bırakın kayıp olayım,bensiz dünyam da
Nasıl olsa
hayallerim de çizdiğim
Gökkuşağın’daki sevgili gelmeyecek

Hatice Şimşek

BOZKIR ÇİÇEĞİM

Şubat 11th, 2013

Ninniler söylüyor aşk, beşik sallar yüreğim
Uyu,
bozkır çiceğimDSCN0221
Erguanlar kıskandı,
güller isyanda,ten’inin kokusuna

Yağmur da olsa dokunan el
ılık rüzgar nefesin,sönmüyor özlemin

Gece kadar karanlıktı
İki yıldız kaydı bir ırmağa

Yıkandım,tepeden tırnağa
Zincirlenip bağlandım
Halka gibi takıldım

Çekiyor en derin yere
Suçludur o gözlerin

Beni çarpan dudakların

Başka bir hatte nakledilirse
Çatlar bir damarım
Kan izleri
arama,dökülen sevgileri
Gül’dalına asarım, kokla bebeğim

Hatice
Şimşek

BiR SONBAHAR SABAHI

Şubat 11th, 2013

yeni dosya 230
Bir serçe gönlüm,
karmakarışık duyğular

mutlulukmu
yoksa acımı
Dolaşıp durdum
o daldan, bu dala

hafiften esen rüzgar,
boğuk bir sesizligi
fısıldar
çıngırak
sesleriyle
bir bebek uyur,
adı sonbahar

Ey…
dökülen
yaprak,
sakın gözlerini açma
burası aşkın, sondurağıdır

Elimde
bir meşale,
alev alev yanıyor,
pullu ve tozluda olsa
geçmişim
bu
günkü ilkbahardan
daha genç

Gömlüme sis çökmüş,
uzağı göremedim

yoksa bunlar
yoksa bunlar
yarınlarımın ayak izlerimi

Acı bir
gülümsemenin
ardından
ellerim cebimde
yavaş, yavaş adımlarla,

acılarımın üzerine
basarken,
kurumuş yaprak misali,
ezipte
geçtim

Boş bakışlarıma,
sığınarak
bir anlam çıkmaya

çalışıyorum

Ördeklerin yazın
dans ettikleri
sonbaharda,
yalnızlık
türküsü söyledikleri
göle benziyordum,
durgun

oldukçada sakin

Yalnızlığın, uğultularıyla
o an inledi bahar

faryadımı duydu
bir serçe,
ağaçtan inip, yol bayunca
yoldaşım
oldu
umut çiçekleri
serildi önüme
sarı,
kımızı,
turuncu,

kahverenği
Isınıverdi hava
birden bire,
babannem geldi

aklıma
Güzgünleri kısa olur
derdi,
anadolu diliyle

güllerinin
ömrüde kızım,
işte ben
doğmuşum
o günlerden
birinde,
bir sonbahar
sabahı.

Hatice Şimşek

VAHŞİ KIZ

Şubat 11th, 2013

beyaz at
Silik bir yazı
okumaya çalıştığım
ben ve
çocuklugum
birsevgilinin
kulağıma fisıldayışındaki
sıcaklıklarda
gözlerim
hoş,yumuşak
birazcıkda ürkek
arkada kalan

Firez
tarlada
kızgın toprak
zorla sökülüp
atıldı gelincik
ağaçsiz
,susuz
inadına kıraç
yok etmeye çalıştığınız
bu vahşi kız.

Asmaları gül üzümünden
Ümmüs nenenin
yırtık şalvarını
Refik Başaranın köylüsünü
karlıklı Cemalın
öyküsünü
sari çiçek Feridemin

türküsünü
köyümde anlatacak
kimse kalmamiş

Salıncak
kurduğum
söğüt ağacım
kurumuş
diktiğim kavak ağacımı
marangoz
Musa amcaya
satmışlar
halen seriliymiş odada
ilmekleri dökülmüş

yılan bahçesi halı

Yurdumun adı Ürgüp
beyazdan gelinlik
giymiş
eteklerinde sivri kayaların
kardelenle,çidemler
sevişirken

büyüyemedim
çoçuk kaldım
bu yüzden

Daha onbirinde
gurbet
elini
atmiş enseme
Annem taa, uzakta
ben Ankara yolunda

Tuzgölüne her batıp,
batıp çıktığımda
sızlar yaralarım
derinden
hala

Karaağaçtan, paçayı
Mart, yırtığında
şapkalı dağlar
ardından
göysünü yırtarcasına
aşkla yayılırdı güneş
anılarımdaki
sabahta
Kapadokya,periler
ve
vahşi kız
Hatice Şimşek